Dünya’nın şekli, yapısı ve özellikleri

0

Dünya üzerinde yaşadığımız katman gibi tamamen katı maddelerden oluşmamıştır. Dünyamız; gaz katmanı, su katmanı, yer kabuğu ve çekirdek olmak üzere 5 katmandan oluşur. Dünyanın katmanları;

  1. Hava Küre (Atmosfer)
  2. Su Küre (Hidrosfer)
  3. Yer Kabuğu (Litosfer)
  4. Ateş Küre (Mağma-Pirosfer)
  5. Çekirdek (Ağır Küre – Barisfer)

Dünya’nın katmanları nelerdir?

Hava Küre (Atmosfer)’in özellikleri nelerdir?

Dünyamızın etrafını saran ve dünya ile birlikte dönen gaz katmanın hava küre (atmosfer) adı verilir. Bu gaz katmanı yerin yüzeyinden itibaren sıcaklık farklılıklarına göre değişik özellikler gösteren bölgelerden oluşmuştur. Bu bölgeler aşağıdan yukarıya doğru troposfer, stratosfer, mezosfer, termosfer’dir.

  1. Troposfer: Ortalama yüksekliği 11 km kabul edilen bu katmanın kalınlığı kutuplarda 8 km’ye düşer. Ekvatorda ise 16 km dir. Yeryüzünden itibaren yükselirken sıcaklık her km’de 6,5 0C azalır. Troposferin son bulduğu bölgede hava sıcaklığı -57 0C ye kadar düşer. Bulut, yağmur, rüzgar gibi hava olayları bu katmanda oluşur. Bu yüzden troposfer yer kabuğunu değişiminde önemli rol oynar.
  2. Stratosfer: Yaklaşık 48 km kalınlığındaki bu atmanda troposferin bitiminden itibaren sıcaklık yükselmeye başlar ve 0 0C’ye çıkar. Bu katmanda bunan ozon tabakası Güneşten gelen mor ötesi ışınları soğurarak dünyadaki canlıları zararlı etkenlerden korur.
  3. Mezosfer: Bu katman yaklaşık 35-45 km kalınlığındadır. Stratosferin bitimi mezosferin başlangıcı olan bölgede sıcaklık tekrar azalmaya başlar. Mezosferin bitiminde sıcaklık -100 0C’ye düşer.
  4. Termosfer: Yeryüzünden başlayarak yaklaşık 80 km’den daha üstte bulunan bölgeye termosfer adı verilir. Mezosferin bitişi ile sıcaklık yeniden yükselmeye başlar. Güneşin etkinliğine göre 400 0C – 1800 0C arasında değişir. Termosfer yaklaşık olarak 800 – 900 km kalınlığındadır. Bu katmanın bitiminde sıcaklık Güneşin etkinliğine göre 0 0Cye düşebilir. Yani bu bölgede sıcaklık bakımından bir düzensizlik vardır. Termosferin üst katmanlarına doğru (yaklaşık 600 km) iyonlaşmış gazlar görülür. Bu yüzden iyonların bulunduğu bölgeye iyonosfer denir.

Hava kürede bulunan gazlar: Ortalama 1000 km kalınlığında kabul edilen Hava kürenin (Atmosferin) yerden itibaren ilk 100 km sinde %78 azot, %21 oksijen, %1 karbondioksit, su buharı, ozon, argon, klipton, ksenon, helyum, hidrojen gibi gazlar ayrıca is ve toz tanecikleri bulunur.

Atmosferin görevleri nelerdir?

  • İçerdiği oksijen aracılığı ile yaşama olanak tanır.
  • Özellikleri sayesinde, Dünyanın fazla ısınmasını ve fazla soğumasını önler.
  • Güneşten gelen kısa dalgalı zararlı ışınları süzerek dünyayı yaşanır hale getirir.
  • Hava akımları yolu ile güneş alan yerlerin çok sıcak,olmayan yerlerin çok soğuk olmasını önler.Eğer atmosfer olmasaydı güneş alanı yerlerin tam olarak aydınlık ve çok sıcak,gölge yerlerin ise tam karanlık ve soğuk olması gerekirdi.
  • Güneşten gelen enerjinin uzaya dönmesini önleyen bir örtü görevi görür.Atmosfer aynı zamanda güneşten gelen ışığın yansıyıp dağılarak gölge yerlerinde aydınlık olmasını sağlar.

2) Su Küre (Hidrosfer)’nin özellikleri nelerdir?

Yeryüzünü oluşturan katmanlardan biri suküredir. Atmosfer ve litosferin çeşitli yüksekliklerde sıcaklığı ve yoğunluğu nasıl değişiyorsa hidrosferde de derinlere inildikçe suyun soğukluğu ve basıncı artar. Hidrosferin kimyasal bileşimi bu etkenler nedeni ile değişmez,suyun tatlı ya da tuzlu oluşuna göre değişir.Irmak ve Göl suları tatlıdır.Bu sular oksijen,hidrojen ve başka elemanlardan oluşur.Bu elemanların türü suyun bulunduğu doğal ortama bağlıdır.Tuzlu olan göl suları da vardır.Ancak tüm olarak tuzlu olan sular denizlerdir.Deniz suyunda oksijen ve hidrojenin yanı sıra sodyum,tuz,magnezyum,kalsiyum,potasyum da vardır.
Okyanuslar ve denizler Okyanuslar kıtaları birbirinden ayıran çok büyük su kütleleridir.Denizler ise okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarıdır. Okyanus ve denizleri birbirinden ayıran en önemli etmenler: derinlik, kapladıkları alan, tuzluluk, akıntı sistemleri,sıcaklık, karaların fiziksel özelliklerinde etkilenme.

Her adanın belli bir kıtanın parçası sayılması gibi, her denizde belli bir okyanusun parçasıdır. Bu nedenle denizleri, okyanusla meydana getirdiği bağlantıya dayanarak üç kısma ayırırız.

  • Kenar denizler: Okyanusların hemen yanında, kıtalara sokulmuş körfezler durumundadır. Örneğin; Umman Denizi.
  • Karalar ve kıtalar arasında kalmış denizler: Bu tip denizlere en güzel örnek Akdeniz’dir. Okyanusla bağlantısı, bir eşik meydana getiren dar bir boğaz iledir. Afrika, Avrupa ve Asya kıtaları arasında kalan Akdeniz geniş anlamda Marmara, Karadeniz’i de içine alır.
  • Kapalı denizler: Bunlar aslında suları tuz olan göllerdir. Çünkü okyanusla hiçbir bağlantısı yoktur.  Hazar Denizi gibi.

Deniz sularının fiziksel ve kimyasal özelikleri

Tuzluluk bir litre deniz suyunda erimiş halde bulunan madensel tuzların gr olarak ağırlığıdır. Örneğin: okyanusların ortalama tuzluğu %35’tir, denildiğinde 1 litre okyanus suyunda 35gr çeşitli erimiş madde bulunduğu anlaşılır.

Deniz suyundaki başlıca kimyasal maddeler şunlardır:

  • Sodyum klorür: %78,32
  • Potasyum klorür: %1,69
  • Magnezyum klorür: %9,44
  • Magnezyum sülfat: %6,40
  • Kalsiyum sülfat: %3,94,
  • Toplam : 99,79

Deniz suyunun tuzluluk oranı sıcaklığa bağlı olarak değişmektedir. Sıcaklık buharlaşmaya bu da tuzluluk oranın artmasına yol açar. Deniz suyu tuzluluk oranı ortalama %35tir. Deniz suyu tuzluluğunu çok azda olsa denize dökülen akarsular ve yağışlar da etkiler. Deniz suyu tuzluluğu en fazla olan deniz %65 ile Kızıldeniz, en az olan denizde %1 ile Baltık Denizi’dir. Yurdumuzda Akdeniz’den, Karadeniz’e doğru gidildikçe enleme bağlı olarak tuzluluk oranının azaldığı görülür.

3) Yer kabuğu (Litosfer)’in özellikleri nelerdir?

Canlıların üzerinde yaşadığı bu katman taş ve topraktan meydana gelmektedir. Litosferin kalınlığı yaklaşık olarak 60 km’dir. Ancak bu kalınlık her yerde aynı değildir. Yer kabuğu,okyanus diplerinde, ince karalarda ve özellikle dağlarda daha kalındır.
Yer Kabuğunun Bileşimi: Litosferin yüzeyinde en fazla Silisyum ve Alüminyum bileşikleri bulunur. Bu yüzden yer kabuğuna (si-Al) adı da verilir. Bunun altında silisyum ve Magnezyum bakımından zengin (Si-Ma) tabakası yer alır. Derinlere inildikçe nikel, demir gibi elementlerin oranı artar. Yer kabuğunun bileşiminde bütün elementlerin bulunma yüzdelerinin büyükten küçüğe doğru sıralanışı silisyum, alüminyum, demir şeklindedir.

Kayaçların Çeşitleri

  • Püskürük Kayaçlar: Yer kabuğunda bulunan bütün kayaçların temeli püskürük kayaçlardır. Bunlar yer kabuğunun altında bulunan ve mağma adı verilen kızgın sıvı maddenin soğuyup katılaşmasından oluşurlar. Bazalt, trakit, sünger taşı püskürük kayaçlara örnektir.
  • Tortul Kayaçlar: İrili, ufaklı taş ve toprak parçalarının çukur yerlerde birikip çökmesiyle oluşan kayaçlara tortul kayaçlar denir. Tortul kayaçlar mekanik, kimyasal, organik kayaçlar olmak üzere üçe ayrılır. Mekanik kayaçlar; kumlar, kumtaşları, konglomeralardır. Kimyasal kayaçlar; kaya tuzu, sarkıt, dikit vb dir. Organik kayaçlar; kalker, tebeşirdir.
  • Başkalaşım Kayaçlar: Püskürük ve tortul kayaçların basınç ve sıcaklık etkisiyle değişime uğramasından oluşan kayaçlara başkalaşım kayaçları denir. Mermer, fillat başkalaşım kayaçları denir.

4) Ateş Küre (Magma-Pirosfer)’in özellikleri nelerdir?

Üzerinde yaşadığımız dünya çeşitli tabakalardan oluşur. Her bir tabaka sahip olduğu yapı nedeniyle farklı özellikler gösterir. Ateş küre olarak bilinen “pirosfer” tabakasıdır. Pirosfer tabakası çok yüksek sıcaklıklara sahip olduğu için sıkışmış gazlar ve yer altında bulunan erimiş maden (mağma) oluşumunda etkilidir. Yer kabuğunun altında bulunan katman ateş küre olarak adlandırılır. Ateş küreye manto da denir. Manto; demir, magnezyum ve silikondan oluşmaktadır. Mantonun üst kısımları, hem katı hem de sıvı gibi davranır. Mantonun etrafında, üzerinde yaşadığımız, ince bir kaya olan dış tabaka vardır. Buna kabuk denir. Kabukla birlikte, mantonun katı ve elastik olan dış kısmından oluşan katmana litosfer denir. Ateş küre çok sıcak bir katmandır. Bu sıcaklığın miktarını düşünmek zor olsa da şöyle bir benzetme yapabiliriz: Ekmeğin çok sıcak fırınlarda piştiğini bilirsiniz. Ateş küre bu fırınlardan 10 kat daha sıcaktır. Ateş kürede bulunan maddeler sıvı haldedir. Bu sıcaklıkta kayaçlar erir, yapısında bulunan madenleri ve taşları eritir. Çocuk maması gibi akışkan hale gelir. Başka bir deyişle ateş küre akma özelliğine sahiptir; yani hareketlidir. Ateş kürede erimiş halde bulunan maddelere magma denir. Yer altında bulunan magma yer kabuğu ve çekirdek tarafından sıkıştırılır. Sıkışan magma yer kabuğunun zayıf noktalarından ve çatlaklardan yeryüzüne çıkar. Yeryüzüne çıkan magmaya lav denir. Yer kabuğundaki çatlaklardan yukarı doğru püsküren magma, bazen yanardağları meydana getirir. Yanardağların aktif olanları lav püskürtmeye devam eder. Bazıları ise aktifliği yok olmuş, sönmüş yanardağlardır. Yer kabuğunun altındaki tabakadır. Sıcaklığı ortalama 2000 santigrat derecedir. Bu katman, yer kabuğunun erimiş maddelerle çok sıkışmış gaz ve buharların bir karışımıdır.

Ateş Kürenin Yapısı ve İçindekiler: Büyük oranda demir, magnezyum ve kalsiyum içerir. Çekirdeğin etrafındaki sıcaklığı 3700 derece, yerkabuğuna yakın yerdeki sıcaklığı ise 870 santigrat derece kadardır. Yanardağların oluşmasında etkilidir. Bu tabakadaki yüksek sıcaklık ve basınçtaki erimiş maden, yer kabuğundaki çatlaklardan ya da zayıf noktalardan dışarıya doğru püskürerek büyük zarar verir. Ateş küre, yer kabuğunun altındaki katmandır. Kalınlığı 2900 km olan mantonun sıcaklığı 2000 derecenin üzerindedir. Bu yüksek sıcaklıkta ergimiş hâlde bulunan maddeler büyük bir basınç altındadır. Manto içinde yüksek sıcaklıkta erimiş hâlde bulunan maddelere magma adı verilir. Bu basınç nedeniyle magma, yer kabuğunun zayıf yerlerinden ve çatlaklarından dışarı çıkar. Yeryüzüne çıkan magma soğuyarak yanardağları oluşturur.

Ateş Kürenin Özellikleri

  • Dünyanın çekirdeğine yakın olan kısmının sıcaklığı 3700 derecedir
  • Yerkabuğuna yakın olan kısmının sıcaklığı 870 derecedir
  • Ortalama sıcaklığı 2000 derecedir
  • Büyük oranda yüksek basınçtan erimiş demir, magnezyum ve kalsiyum içerir.
  • Yerkabuğunu çatlak ve kırık yerlerinden dışarıya püskürür ve etrafa zarar verir.

5) Çekirdek (Ağır Küre – Barisfer)’in özellikleri nelerdir?

Katı yerkürenin çapı ortalama 6.371 km’dir. Yaklaşık 2.900 km derinde bir sınır bölgesi, bir süreksizlik bulunur. Bunu deprem dalgalarının yalnızca bir bölümünün geri yansımasından anlıyoruz. Burası katıdan sıvıya geçiş bölgesidir. Daha iç bölgelerin, yani çekirdeğin, yaklaşık 10 g/cm3 gibi çok yüksek bir yoğunluğu vardır. Ancak demir içeren göktaşları buradaki sıcaklık ve basınç koşulları altında oluşana benzer bir yoğunluğa ulaşabilir. Bu nedenle bugün, çekirdeğin daha çok demir ve nikelden oluştuğu varsayılıyor. Daha az benimsenen bir düşünce ise çekirdeğin de kabukta bulunan elementlerle aynı karışımda, yalnız daha yoğun olduğudur. Daha içte, yaklaşık 5.150 m derinde yeni bir sınır bölgesi daha vardır, bu da oradan sonraki bölümün fiziksel özelliklerinin daha farklı olduğunu gösterir. Büyük bir olasılıkla burası katıdır. 3.500 km’lik bir çapı olan çekirdeğin 175 milyar km3’lük bir hacmi vardır, yani yerkürenin yaklaşık yüzde 16’sını oluşturur. Buna karşılık ağırlığı, toplam ağırlığın yüzde 32’si kadardır. Yüzeyindeki elektrik akımlarının da, Dünya’nın magnetif alanının oluşmasına yol açtığı düşünülmektedir.


Arkadaşlarınla Paylaşır mısın?

Dünya’nın şekli, yapısı ve özellikleri hakkındaki aklınıza takılan soruları aşağıdan sorabilir, Dünya’nın şekli, yapısı ve özellikleri için bilgi alabilirsiniz..

"Dünya’nın şekli, yapısı ve özellikleri" bilgisi faydalı oldu mu?


Dünya’nın şekli, yapısı ve özellikleri hakkında Yorum Yap!