Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ayında neler yapılmalıdır?

0

Ramazan ayı nedir?: Ramazan ayı hicri takvime göre yani arap aylarına göre veya diğer bir deyişle ay takvimine göre 9. (dokuzuncu) aydır. Ramazan ayının diğer aylara göre büyük bir yeri vardır. Çünkü Ramazan ayı onbir ayın sultanıdır. Çünkü Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Ayrıca bin aydan daha hayırlı olan “kadir gecesi” bu ay içerisindedir ve tabi ki oruç ibadeti de bu ayda yapılmaktadır.

Ramazan ayında nasıl ibadet edilir?

  •  Ramazan ayında okunan Kur’ân’ın her bir harfine binler sevap yazılır
  •  Ramazan ayı “Kur’ân ayı”dır. Diğer semavî kitaplar da Ramazan ayında indirilmiştir.
  •  Her bir Kur’ân harfine normal vakitte on sevap varken Ramazan-ı şerifte binler sevap verilir.
  •  Her Ramazan ayına Cebrail (as) Kur’ân’ı baştan sonra okur Efendimiz (asm) dinlerdi. Sonra da Peygamber Efendimiz mescidde sahabelere okur Hz. Cebrail de yanında bulunurdu. Bu hadiseye “arda” denilirdi.

Teravih namazı nasıl kılınır?

Cemaat ile 2 rekatta bir kılınan Teravih Namazı

Akşam vakti oruçlar açıldıktan sonra, Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır. Namaz kıldıracak imam: “Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum” diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar.İmam’ın arkasında kılan cemaat da “Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama” diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra “Allahü Ekber” diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar. Bundan sonra imam ve cemaat gizlice “Sübhâneke duası” okur. Sübhaneke’nin okunması bitince (cemaat ayakta başka bir şey okumaz), imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan Fatiha ve bir sûre okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek’ata kalkılır. Burada yine imam gizlice Besmele, açıktan da Fatiha ve bir sûre okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur. Bu oturuşta imam ve cemaat “Ettehiyyatü, Allâhümme salli, Allâhümme bârik ile Rabbenâ ” dualarını okuyarak selâm verilir. Böylece iki rek’at kılınmış olur. Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rek’at kılınmaya devam edilerek yirmi rek’at tamamlanır. Bundan sonra üç rek’atlı vitir namazı da cemaatle kılınır.

Dört Rekatta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı

  • İlk rek’ât: Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini önüne bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhaneke’yi okuduktan sonra (Cemaat başka birşey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan Fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yaparak ikinci rek’ata kalkılır.
  • İkinci rek’ât: İmam sessizce Besmele’yi, açıktan Fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rek’atın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat “Ettehiyyatü, Allâhümme salli ve Allâhümme barik” okur ve üçüncü rekata kalkılır.
  • Üçüncü rekât: Hem imam, hem de cemaat gizlice Sübhaneke’yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan Fatiha ve bir sure okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rek’ata kalkarlar.
  • Dördüncü rekât: İmam içinden Besmele ile fatiha ve bir sure okur yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur.Bu oturuşta da imam ve cemaat “Ettehiyyatü, Allâhüme salli, Allâhümme barik, Rabbenâ âtina….” okuduktan sonra selâm verirler. Böylece teravih namazının ilk dört rek’atı kılınmış olur.

Ramazan ayında kimler oruç tutmalıdır?

Bir kimseye orucun farz olması için kendisinde şu üç şartın bulunması gerekir:

  1.  Müslüman olmak.
  2.  Akıllı olmak.
  3.  Erginlik çağına gelmiş bulunmak.

Oruç tutmamayı gerektirecek durumlar nelerdir?

Ramazan ayının yaklaşmasıyla oruç ile ilgili merak edilen sorular da beraberinde geliyor. En çok sorulan sorulardan biri olan “kimler oruç tutamaz?” sorusuna birkaç madde ile cevap vermek gerekirse:

  •  En başta küçük yaştaki masum çocuklar: Bunlar erginlik (buluğ) yaşına girmedikçe oruç tutmakla yükümlü olmazlar. Buna rağmen tutarlarsa sevabı, onları alıştıranlara da şamil olur. Kızlarda dokuz, erkeklerde on beş yaş, erginlik yaşı dediğimiz yükümlülük başlangıcı olarak kabul edilirse de esas yükümlülük tespiti, muayyen hal ile ihtilam olmanın başlamasıyla kesinleşir.
  •  Çok yaşlanmış ihtiyarlar: Oruç tutacak kuvvete sahip olmayan bu yaşlıların halsizlikleri oruç tutmaları halinde daha da artacak, zor durumda kalacaklarsa tutmazlar. Bunların ekonomik durumu müsait olanları tutamadıkları her oruç başına on lira verirler çevrelerindeki yoksullara.
  •  Yaşlı değil fakat hasta olanlar: Oruç tutacak olurlarsa hastalıkları fazlalaşacak, sıhhatleri daha da bozulacaksa, sıhhatine kavuşunca tutmaya niyet ederek beklerler.
  •  Hamile hanımlar: Taşıdıkları yavrularına zarar geleceğini biliyorlarsa doğumdan sonra tutmayı niyet ederek oruçlarını tehir ederler.
  •  Doğum yapmış, çocuk emzirmekte olan anneler: Çocuğun ya da annenin zarar göreceğini düşünüyorlarsa oruçlarını tehir eder, sonra tutarlar.
  •  Her ay belli günlerdeki özürleri başlamış bulunan hanımlar: Bunlar da özürleri başlayınca hemen oruçlarını bırakırlar. Müddet bittikten sonra tutamadıkları oruçlarını tutarak tamamlarlar.
  •  Seferde olanlar: Yani oruç günlerinde doksan kilometreden az olmayan yolculuğa çıkmış bulunanlar. Ancak yolcular yeme iznine sahip oldukları halde tutarlarsa sevaplısını tercih etmiş olurlar.

Orucu bozan durumlar nelerdir?

  •  Oruçlu olduğunu bilerek yemek ve içmek (yenilip içilen şey ister gıda,ister ilâç olsun).
  •  Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak.
  •  Karı-kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde zorla ilişkide bulunana kaza ve kefaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye de kaza lazım gelir.
  •  Ağzına giren yağmur, kar ve doluyu kendi isteğiyle yutmak.
  •  Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.
  •  Buğday ve arpa tanesi yutmak.
  •  Dışardan bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
  •  Yenmesi alışılmış olan çamur, kil ve kömür gibi şeyleri yemek. (Bazı kimseler bunları severek yerler.)
  •  Az miktarda tuz yemek.
  •  Karısının veya sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak. (Bundan zevk aldığı için kaza ve keffaret gerekir. Başkasının tükürüğünden iğrendiği için bundan keffaret gerekmez.)
  •  Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.
  •  Pamuk ve kağıt gibi yenmesi mutad olmayan bir şey yutmak,
  •  Bir defada çok miktarda tuz yemek,
  •  Yenmesi mutad olmayan zeytin çekirdeği yemek. Yenmesi alışılmış olan çekirdeği yemek ise keffareti gerektirir.
  •  Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak.
  •  İçi olmayan ceviz ve badem yutmak. (Bunların içi olanları yenildiği takdirde keffaret gerekir)
  •  Burnuna ilaç çekmek.
  •  Ağzına aldığı boyalı iplik gibi şeylerin boyası ile rengi değişen tükürüğü yutmak.
  •  Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak. (Kendi isteği ile yutarsa keffaret gerekir.)
  •  Zorlama ile oruç bozmak.
  •  Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.
  •  Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak.
  •  Unutarak yeyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içmek.
  •  Ağız dolusu kusmak. (Kendi isteği ile).
  •  Ağız dolusu gelen veya kendi isteğiyle getirdiği kusuntuyu mideye geri çevirmek.
  •  Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz. (İçeri çekilen duman sigara dumanı olursa kefaret gerekir.)
  •  Güneş batmadığı halde-battı zannederek-iftar etmek.
  •  İmsak vakti geçtiği halde daha vakit vardır zannederek yemek.
  •  Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu boşalmak.
  •  Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak. (Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak sadece kazayı gerektirir.)
  •  Ramazan orucuna niyet etmeyerek yeyip içmek. (Kefaret, niyet edilerek başlanan orucu bilerek bozmaktan lâzım gelir. Oruca niyet edilmeyerek yeyip içtiği takdirde sadece o günün orucunu kaza eder.) Ancak mazeretsiz olarak ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır.
  •  Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.
  •  Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak. Sayılan bu şeylerden birini yapan kimsenin orucu bozulur ve bozulan orucun gününe gün kaza edilmesi gerekir. Bunlardan biri ile orucu bozulan kimse akşama kadar orucu bozacak bir şey yapmamalıdır.

Ramazan ayı ile ilgili hadisler

  •  Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.
    (R. Salihin, 1259)
  •  İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.
    (Tirmizi, İman 3, (2612))
  •  Bir kadın Resulullah (sav)”a gelerek: “Ben haccetmek için hazırlık yapmıştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?” Efendimiz, “Ramazan”da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir” buyurdu.
    (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95)
  •  Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
    (Müslim, Sıyam 2, (1079))
  •  Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.
    (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432))
  •  Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.
    (Müslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214))
  •  Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!
    (Tirmizi, Daavat 110, (3539))
  •  İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.
    (Buhari, İman 1; Müslim, İman 22 )
  •  Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın)
    (Müslim, Sıyam 164, (1161))
  •  Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
    (Tirmizi, Cihad 3, (1624))
  •  Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” (Tirmizi”nin rivayetinde şu ziyade var: “Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.)
    (Tirmizi, Savm 5)
  •  Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.
    (Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746))
  •  Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.
    (Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))
  •  Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur.
    (Tirmizi, Savm 74, (797))
  •  Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.
    (Buhari, Savm 29; Tirmizi, Savm 27, (723))
  •  Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
    (Tirmizi, Cihâd 3, (1624))
  •  Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i”tikafa girer ve şöyle buyururdu: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın”.
    (Müslim, İ”tikaf 5, (1172))
  •  Resulullah (sav) “Kadir gecesi Ramazan’ın neresinde?” diye sorulmuştu. O, “Ramazanın tamamında!” diye cevap verdi.
    (Ebu Davud, Salat, 824, (1387))
  •  Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.
    (Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83)
  •  Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker bu fitneye kefaret olur!
    (Müslim, Fiten 17, (144), Tirmizi, Fiten 71, (2259))

Arkadaşlarınla Paylaşır mısın?

Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ayında neler yapılmalıdır? hakkındaki aklınıza takılan soruları aşağıdan sorabilir, Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ayında neler yapılmalıdır? için bilgi alabilirsiniz..

"Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ayında neler yapılmalıdır?" bilgisi faydalı oldu mu?


Ramazan ayının önemi nedir? Ramazan ayında neler yapılmalıdır? hakkında Yorum Yap!

PAYLAŞ!