Mısır Piramitlerinin tarihçesi – sırrı nedir?

Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır’daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir. Piramit şeklindeki yapılar yalnız Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en fazlaca Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.

Dünyadaki En Önemli Piramitler

  1. Keops Piramidi (145,75 metre)
  2. Mikerinos Piramidi(66,5 metre)
  3. Kefren Piramidi (143,56 metre)
  4. Sakkara Piramidi (63,17 metre)
  5. Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)
  6. Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)
  7. Dahahur Snefru G. (103,95 metre)
  8. Sakkara Pepi II G. (52,555 metre)
  9. Uxmal Tapınağı (Meksika)
  10. Teotehuacan (Meksika)
  11. Tiahuanaco (Bolivya)
  12. Dohan Tapınağı (Çin Halk Cumhuriyeti)

Piramit Nedir?
Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktada birleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgen yüzeye haiz olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısından son aşama sağlam bir yapı sergilemektedirler.

Mısır Piramitlerin Tarihçesi

Piramitlerin firavunun mumyası ile onun kıymetli hazinelerini ve devrin eşi olmayan sanat eserlerini saklamak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Fakat bugüne dek hiçbirisinin içinde herhangi bir mumyaya yada hazineye rastlanmamıştır. Dünyanın ilk inşa edilen piramidi Sakkara’da olup yapımı O.I 2620 senesinde tamamlanmıştır. İlk örnekleri basamaklı yapıda olan piramitlerin birçoğu tamamlanamamış yada yapım aşamasında yıkılmıştır. Bunun ilk örneği O.I 2570 senesinde yapımına başlanan Meidum piramidi olup, sekizinci basamak yapılmak istenirken yıkılmıştır.

Piramitleri inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksek piramitler yapabilmek için tabanı mümkün olduğunca geniş tutarak eşkenar bir geometri kullanmanın lüzumlu bulunduğunu düşünmüşlerdir. Nil nehri civarlarındaki Dahahur bölgesinde O.I 2570 senesinde inşasına başlanmış olan Bent piramidi, üçte ikilik kısmı tamamlandıktan sonrasında daha önceki tecrübeler baz alınarak eğim açısı düşürülmüş ve yükseltilmeye devam edilmiştir. Bu yöntemle O.G 2565 senesinde başarıyla tamamlanan Bent piramidi oldukca daha rijit bir yapıya kavuşurken, benzeri olmayan bir görünüme de haiz olmuştur. Bu tarihten sonrasında meydana getirilen tüm piramitler daha ufak durağan(durgun) bir açı ile yükseltilerek inşa edilmiştir.

Mısır Piramitlerini Kimler İnşa Etti?
Önceleri piramitlerin Mısırlı köleler tarafınca yapıldığı düşünülmekteyken 1990 senesinde bir turistin binmiş olduğu atın ayağı bir çukura düşer ve bu çukur gizemli bir mahzene açılır. Burası piramit yapımında çalışan işçilerin ustabaşı olan kişinin mezarıdır. Kubbeli gömüt olarak da malum mekan, duvarları işlemeli ve ihtişamlı bir yapıya haizdir. Böylesine güzel bir mezarın işçi sınıfındaki birisine yapılması, çalışanların tutsak olmadığının göstergesiydi. İşçiler gündüzleri çalışıyor ve geceleri buradaki köylerde bulunan evlerine gidiyordu. Daha sonrasında bu bölgede meydana getirilen kazılarda 250’den fazla değişik gömüt daha bulunmuştur. Ustabaşının çevresindeki mezarlar seçkin işçilerin mezarlarıyken düzgüsel işçiler birazcık daha uzakta toplu halde bulunmaktaydı.

Ölen hepimiz için bir gömüt yapılmakta olduğu anlaşılan bölgedeki kazılarda mezarların girişlerinde işçilerin statülerini gösteren hiyeroglif yazılar bulunmuş oldu. Bu yazılarda “gömüt inşaatı denetçisi”, “gömüt inşaatı yöneticisi” benzer biçimde ibareler yazmaktaydı. Ayrıca bu mezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserleri de yer almaktaydı. Yaklaşık 200.000 işçinin çalmış olduğu bölgedeki iskeletler incelendiğinde omurganın inanılmaz bir yüke maruz kalmış olduğu ortaya çıkmıştır. Omurgaya binen aşırı yük buradaki taş taşıma işleminin güçlüğüne işaret etmekteydi. Bu kadar özveri ve emekle ortaya çıkan piramitlerin yapımı için binlerce işçi bu bölgedeki şehirlerde yaşamaktaydı. Yapılan kazılarda evler, fırınlar, çömlekler benzer biçimde birçok zamanı yaratı bulunurken duvarlardaki hiyerogliflerde iyi mi ekmek yapıldığı ve içecek hazırlandığı benzer biçimde detaylar resmedildiğinden devrin kent yaşamı hakkında düşünce edinmek de mümkün olmuştur.

Gize piramitlerinde 15 milyondan fazla kireç taşı kullanıldı. Bu taşlar piramitlerden 300 metre uzaktaki bir taş ocağından çıkartılmış ve gene burada kesilip işlenerek hazır hale getirilmiştir. Kazılarda bu bölgede taşların kesilmesi için lüzumlu olan oluklu platformlar bulunarak etrafı kazılmaya devam edilmiş ve devasa bir taş ocağının enkazı ortaya çıkartılmıştır. Taş ocağından çıkartılan taş miktarı piramitlerde kullanılan miktarla örtüşmekteydi. Ayrıca piramitlerin yapımında kullanılan taş rampalar kil ve kireç taşı tozunun karışımından oluşan bir çamurla sıvanmıştı. Bu yöntem oldukca dayanıklı ve sert bir yapı oluştururken, küçük bir keski darbesiyle de kolayca koparak çözülebilmekteydi. Taş ocağı bulunduğunda içi bu rampanın enkazı ile doluydu.

1954 senesinde Keops piramidinin cenup ucunda bir kubbe bulunmuş oldu ve kalıntılar incelendiğinde burada bir geminin yatmakta olduğu anlaşıldı. Bu vapur, Mısır Firavunu Keops’un gemisiydi ve 13 yıl devam eden yoğun çalışmanın ürünü olarak tüm parçalar birleştirilerek müzede sergilenmeye başlandı. Yılda 300.000 kişinin ziyaret etmiş olduğu müzede tamamı sedir ağacından yapılmış dünyanın en eski gemisi gururla sergilenmektedir. Daha sonraları benzer şekilde öteki firavunlar için yapılmış bir kardeş vapur daha bulunmuş oldu fakat bu vapur zarar görmemesi ve zamanı kıymetini kaybetmemesi için bulunmuş olduğu odadan çıkarılmadı.

Firavunların mumyaları bir mağara içindeki gizli saklı bir mezarlıkta bulunmuştur. Ç devrin mumyalama tekniği yardımıyla binlerce yıl sonrasında bile hala yüzleri tanımlanabilir şekilde kalan 40 kadar mumya çıkartılmıştır. Mumyalama işleminin iyi mi yapıldığı bu mezarlıkta duvarlara çizilen hiyerogliflerden anlaşılmaktadır. Sadece karın bölgesine bir elin girebileceği kadar oluşturulan küçük kesikten tüm organların çıkarıldığı ve içinin hususi baharatlar ve yağlarla sıvanarak doldurulmuş olduğu gösterilmekteydi. O devrin insanları öldükten sonrasında yine dirileceğini düşünüyordu ve tüm parasını mumyalama işlemi için saklıyordu. Çünkü dirildikten sonrasında bedenlerine gereksinimleri olacaktı. Bu nedenle bir şahıs ne kadar zenginse öldükten sonrasında o denli iyi korunacak demekti. Çok pahalı olan mumyalama işlemi yalnız mühim kişilere ve zenginlere yapılırken, yoksul insanoğlu toplu mezarlara gömülmekteydi.

Mısır Piramitleri Nasıl İnşa Edildi?
İnşa edilen en mühim piramitler Gize Piramitleri’dir ve Mikerinos, Kefren ve Keops ismindeki üç pramitten oluşur. Gize Platosu’nda bulunan bu piramitlerin en büyüğü ve en gizemli olanı Keops piramididir. Keops piramidi 20 yıl içinde 150 metre yüksekliğe kadar kaldırılan her biri 2.5 ton ağırlığındaki 2.300.000 tane kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların bu süre zarfında dizilebilmesi için her iki buçuk dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olması gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde bu piramidin en anlaşılmaz yönlerinden biri iyi mi inşa edildiğidir.

Hayranlık verici bir orantıya haiz olan yapı, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır. 51° 51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde bir oranında bile şaşması durumunda piramit en tepede muntazam birleşemezdi. Günümüzde bu biçim küçük hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir hoşgörü olarak görülmektedir. Ama bundan 4500 yıl ilkin inşa edilen piramitlerde tepe noktası kusursuzca birleştirilmiştir.

Milyonlarca taş iyi mi olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir? Bunun için taş bloklardan yapılmış büyük rampalar kullanılmıştır. Bu rampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarak piramite kadar devam eden ve tertipli olarak kesintisiz taş taşınmasını elde eden bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla meydana gelen süre içinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramit hacminin %65’i tamamlandıktan sonrasında 43 metre yüksekliğe ulaşır ve bu noktradan sonrasında ne kadar etkili olduğu münakaşa mevzusudur. Çünkü piramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140 metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacminin iki katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonrasında piramidin inşasına içeriden devam edilmiştir.

Piramit iki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kral odasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıda bulunmakta olup içinde dış ortama oluşturulan hava kanallarının bulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olması açısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş blokların iyi mi taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri) gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistem bulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizması yardımıyla bloklar istenilen yüksekliğe rahatça kaldırılırdı.

Taşlar istenen yüksekliğe kaldırıldıktan sonrasında koyulması ihtiyaç duyulan yere götürülmek suretiyle 10 kişilik insan grupları tarafınca piramidin kenarlarındaki tüneller içinde çekilirdi. Eğer bir köşe dönülecekse piramidin açık tünel uçlarında resimde gösterilen şekilde gene bir terazi sistemiyle kaldırılarak yön verilir ve öteki yöne gidecek raya oturtulurdu. Daha sonrasında bu tünelde de 10 kişilik grup tarafınca ihtiyaç duyulan yere kadar çekilerek götürülürdü. Taşlar çekilirken oluşan sürtünme kuvvetini azaltmak içinse, balçık ve su kullanılırdı.

Piramit yüzeyi önceleri şu an olduğu benzer biçimde basamaklı bir yapıda değildi. Keops piramidi 45 asırlık varolma sürecinde üstten 10 metre kadar aşınmıştır. Yüzeyin üçgen şeklindeki basamak araları hususi bir kireçtaşı çamuruyla kaplanarak doldurulur ve pürüzsüz, parlak bir görünüm alırdı. Özellikle son 20 senede piramitler geçtiğimiz 400 seneden daha çok hasar görmüştür. Gerek güneş ışınları gerekse iklim şartları benzer biçimde etmenler piramitlerin varlığını her geçen gün daha çok tehtid etmektedir.

Mısır Piramitlerin Gizemi Nedir?

İngiliz matematikçi ve astronomist olan John Taylor bazı emek harcamalar yapmış ve elde etmiş olduğu sonuçlar Howard Vyse tarafınca çözümleme edilmiştir. Bunlardan bazıları;

  • Keops piramidinin taban alanı dünyayı yataydan ikiye böldüğümüzde ortaya çıkan kesit alanı benzer biçimde düşünülürse ve piramidin tabanı dünyanın yarıçapı üstüne oturtulsa, yüksekliği tam kutup noktasına denk gelirdi. Yani burada kusursuz bir oran mevcuttur.
  • Keops piramidinin taban çevresini yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak pi=Ü,1416 sayısı elde edilmektedir.
  • Keops ve Kefren piramitleri doğu-batı ve şimal-cenup sınırlarına o şekilde kusursuz yerleştirilmiştirler ki, o günün koşulları düşünüldüğünde şaşkınlık verici bir durum olarak görülmektedir.
  • Keops piramidinin üçgen şeklindeki dört yüzeyinin toplam alanı, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.
  • Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı tam olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi(149.504.000km) vermektedir.
  • Piramitler bir güneş saati olarak işlev görmektedirler. piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yre düşürdüğü gölgeler, mevsimleri ve senenin uzunluğunu gösterir.
  • Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasındaki mesafe, Kuzey kutbuyla arasındaki mesafeye eşittir.

Bilimsel olarak kanıtlanmamış bazı rivayetler ise şunlardır:

  • Piramitlerin üstünden geçen boylam, karaları ve denizleri iki eşit bölüme bölmektedir.
  • Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yılda bir tek iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğü günlerdir.
  • Piramitlerin içinde radar benzer biçimde aletler çalışmamaktadır.
  • Piramit içinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içinde arıtılmış hale gelmektedir.
  • Piramitin içine bırakılan süt birkaç gün bozulmadan kalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt haline gelmektedir.
  • Piramit içine koyulan bir nebat asla ışık almasa da normale gore daha süratli büyümektedir.
  • Açık bir yara, piramit içinde oldukça daha acele bir halde iyileşmektedir.
  • Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.
  • Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit bölüme böler.

Arkadaşlarınla Paylaşır mısın?

Mısır Piramitlerinin tarihçesi – sırrı nedir? hakkındaki aklınıza takılan soruları aşağıdan sorabilir, Mısır Piramitlerinin tarihçesi – sırrı nedir? için bilgi alabilirsiniz..

Mısır Piramitlerinin tarihçesi – sırrı nedir? hakkında Yorum Yap!

"Mısır Piramitlerinin tarihçesi – sırrı nedir?" bilgisi faydalı oldu mu?


PAYLAŞ!