Türkiye’de Nüfus Dağılışı ve Nüfus Dağılımını Etkileyen Faktörler

Türkiye’de doğal ve beşerî koşullar yönünden yöreler arasında önemli farklılıklar vardır. Ülkemizde yerleşmeye çok elverişli alanlar bulunduğu gibi elverişli olmayan yerler de bulunmaktadır. Bu nedenle nüfus yoğunluğu bakımından iller arasında farklılıklar vardır. Türkiye’de nüfus dağılımını etkileyen faktörler nelerdir? Türkiye’de nüfus dağılışını, doğal ve beşerî faktörler etkilemektedir.

Türkiye genç nüfus oranı fazla olan, nüfusu artan ancak son yıllarda nüfus artış hızı düşen bir ülkedir. Kentleşme oranının yüksek olması da ülkemizin nüfus özellikleri arasındadır. Kentleşme oranının yükselmesinde kırdan kente iç göç yaşanması etkili olmuştur. Ülkemizde eğitim düzeyi giderek yükselmektedir.

Türkiye’de km² ye 104 kişi düşmektedir. Ancak nüfus ülkemizde düzenli bir dağılış göstermez. Nüfus dağılışını etkileyen başlıca doğal faktörler; yer şekilleri, iklim ve su kaynaklarıdır. Türkiye’de dağlık alanlar ile iklimin kurak ve su kaynaklarının yetersiz olduğu yerlerde nüfus azdır. Tarım alanlarının verimli olduğu yerler ile ulaşımın ve ekonominin geliştiği şehirlerin nüfusu fazladır. Genel olarak kıyılardan iç kesimlere doğru nüfus azalır. Liman fonksiyonuna sahip şehirlerde nüfus fazladır.

Doğal faktörler;

  1. İklim şartları
  2. Yeryüzü şekilleri
  3. Su kaynakları
  4. Toprak özellikleri
  5. Bitki örtüsü

1. İklim Şartları: İklim elemanlarından sıcaklık ve yağış ülkemizde nüfusun dağılımını etkileyen en önemli faktördür. Sıcaklık ve yağışın yeterli olduğu alanlar yerleşme için en uygun alanlardır. Aşırı sıcakların, aşırı soğukların olduğu ve yağışın yetersiz olduğu kurak alanlarda nüfus ve yerleşme azdır. Örneğin Doğu Anadolu’da yerleşmelerin az olmasının nedenlerinden biri, kışların uzun ve soğuk geçmesidir. Tuz Gölü çevresi ile Güneydoğu Anadolu’nun güneyinde ise kuraklıktan dolayı yerleşme alanları sınırlıdır. Ilıman iklim şartlarının yaşandığı deniz kıyıları yerleşmeler için daha uygundur. Ülkemiz nüfusunun çoğu Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında toplanmıştır. Özellikle güneşlenme süresinin uzun olduğu Akdeniz ikliminin görüldüğü kıyılarda turizm faaliyetleri de kentlerin büyümesinde önemli rol oynamıştır. Karasal iklim şartlarının görüldüğü iç kesimler nispeten az nüfuslanmıştır. Özellikle Doğu Anadolu’da kış sıcaklıklarının çok düşmesi dolayısıyla ekonomik faaliyetlerin kısıtlanmasına sebep olmuştur. Ülkemizde genel olarak yağışın arttığı yerlerde nüfuslanma da artar. Bu şartlara uymayan bazı yöreler de vardır. Bu yörelere, Taşeli Platosu, Menteşe Yöresi, Hakkari Yöresi örnek verilebilir. Bu alanlarda yükseltinin artması yağışı artırmış; fakat engebeli arazi tarım alanlarını azaltmış, ulaşımı ve makine kullanımını zorlaştırmıştır.

2. Yeryüzü şekilleri: İklim şartları elverişli olsa bile dağlık kesimler seyrek nüfuslanmıştır.Ör: Dünya üzerinde Alp-Himalaya Dağları, Yurdumuzda ise Menteşe Yöresi, Taşeli Platosu, Teke yarımadası Toroslar gibi. Türkiye’de arazi yönüyle yerleşme için en uygun yerler ovalardır. Özellikle kıyı ovalarımızda, tarım ve sanayi faaliyetleri nedeniyle yerleşmeler yoğunlaşmıştır. İç bölgelerimizde de bazı akarsu kıyılarındaki ovalarda, tektonik çukurluklarda ve platolarda yerleşmeler yaygındır. Türkiye’de arazinin yaklaşık % 63’ü dağlık alanlardan oluşur. Eğim derecesinin fazla ve engebenin hâkim olduğu dağlık alanlarda ulaşımın gelişememesi, araziden faydalanmayı sınırlayan önemli faktörlerdendir. Ayrıca Toroslar gibi karstik arazilerin yaygın olduğu dağlık alanların yer üstü suları yönüyle fakir olması, buralarda nüfus yoğunluğunu azaltmıştır. Dağların uzanış biçimi de nüfusun ve yerleşmenin dağılışında belirleyici olmuştur. Akdeniz ve özellikle de Karadeniz kıyılarımızda dağların kıyıya paralel olarak uzanması, nüfusun daha çok kıyı şeridinde toplanmasına neden olmuştur. Buna karşılık Ege kıyılarında dağların kıyıya dik olarak uzanması, nüfusun ve yerleşmelerin kıyıdan iç kesimlere kadar dağlar arasındaki çöküntü ovalarında toplanmasına olanak sağlamıştır. Türkiye arazisi engebeli olduğu kadar yüksekliği de fazla olan bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle Doğu Anadolu gibi bölgelerimizde yükseltinin fazla olması yerleşmeyi sınırlandırmıştır.

3. Su kaynakları: Tarih boyunca insanoğlu su kaynaklarına yakın yerlere yerleşmiştir. Nüfus yoğunluğu akarsu, göl ve diğer su kaynaklarının olduğu yerlerde daha fazladır.

4. Toprak Özellikleri: Verimli toprakların olduğu alanlar nüfuslanmanın fazla olduğu alanlardır. Denizel iklim şartlarında görülen alüvyal topraklar yerleşmeler açısından son derece önemli alanlardır. Örneğin; Çukurova, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes ovaları gibi. Verimli toprakların bulunduğu iç kesimlerde yer alan iç ovalar da nüfuslanmanın fazla olduğu alanlardır: Kayseri, Elazığ, Bolu, Isparta, Iğdır gibi. Verimsiz toprakların bulunduğu alanlarda nüfuslanma çok azdır. Örneğin Tuz Gölü çevresi. Bu alanlarda yer alan çok tuzlu kireçli topraklar tarımsal açıdan pek elverişli değildir. Toprağın oluşmadığı ya da taşındığı alanlar verimsiz olduğundan seyrek nüfusludur. Örnek kalkerli arazinin geniş alan kapladığı suların kolayca dibe sızdığı Taşeli Platosu gibi.

5. Bitki örtüsü: Bitki örtüsünün, özellikle ormanların sık ve gür olduğu alanlarda nüfus az ve seyrektir. Çünkü tarıma ve yerleşime uygun toprak sınırlıdır.

Beşeri faktörler;

  1. Tarımsal Faaliyetler
  2. Ulaşım, Sanayi, Ticaret
  3. Madencilik
  4. Turizm
  5. Eğitim
  6. İdari ve Askeri Durum:

1. Tarımsal Faaliyetler: Ülkemizde nüfusun dağılışını etkileyen önemli bir faktördür. Verim düzeyi yüksek tarım alanlarında yapılan tarımsal faaliyetler o alanda nüfus ve yerleşmenin artmasına neden olmuştur. Ülkemizde küçük ve orta büyüklükteki şehirlerin çoğu tarımsal etkinliklere bağlı olarak nüfuslanmıştır. Bu kentlere; Rize, Iğdır, Amasya, Nevşehir, Tarsus, Adana, İnegöl, Akhisar, Denizli, Aydın, Ödemiş, Şanlıurfa örnek verilebilir.

2. Ulaşım, Sanayi, Ticaret: Türkiye’de kara ve demir yolu taşımacılığında kavşak noktasında olan bölgelerimiz, diğer ekonomik faaliyetlerin gelişmesine olanak sağladığından nüfusun yoğunlaştığı alanlardır. Ayrıca dış ticarette Türkiye’nin önemli giriş çıkış noktaları olan büyük limanlara sahip yerler de aynı özelliğe sahiptir.

3. Madencilik: İş olanakları sağladığından nüfus ve yerleşmelerin yoğunlaştığı alanlardır. Kömür, demir ve petrolün çıkarıldığı alanlar nüfusu çeken önemli etmenlerdir. Örneğin, Batman petrol, Zonguldak taş kömürü, Sivas- Divriği demir, Artvin-Murgul bakır, Kastamonu-Küre bakır, Soma-linyit madenine bağlı olarak gelişme gösteren kentlerdir. Batman, Siirt’ten ayrılmış, petrol ve petrole dayalı sanayi etkinliklerine bağlı olarak Siirt’ten daha nüfuslu bir il olmuştur.

4. Turizm: Turizm nüfus yoğunluğunu etkileyen önemli faktörlerdendir. Özellikle deniz turizmine elverişli olan Ege ve Akdeniz’in kıyı kesimlerinde, yaz döneminde nüfus yoğunluğu önemli ölçüde artmaktadır. Örneğin Muğla çevresi seyrek nüfusludur. Ancak bu ilimizde, turizmden dolayı yaz döneminde nüfus önemli ölçüde artmaktadır.

5. Eğitim: Bazı kentlerin gelişmesinde bu alanda kurulan üniversitelerin büyük payı vardır. Bu kentlere; Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul, Isparta, Konya, Bolu örnek verilebilir. Özellikle Eskişehir’de kurulan ülkemizin en büyük potansiyele sahip Anadolu Üniversitesi kentin gelişmesinde büyük etkendir. Günümüzde hemen hemen bütün illerde üniversite bulunmaktadır.

6. İdari ve Askeri Durum: Türkiye’de kara ve demir yolu taşımacılığında kavşak noktasında olan bölgelerimiz, diğer ekonomik faaliyetlerin gelişmesine olanak sağladığından nüfusun yoğunlaştığı alanlardır. Ayrıca dış ticarette Türkiye’nin önemli giriş çıkış noktaları olan büyük limanlara sahip yerler de aynı özelliğe sahiptir.


Arkadaşlarınla paylaşır mısın?

Türkiye’de Nüfus Dağılışı ve Nüfus Dağılımını Etkileyen Faktörler hakkındaki aklınıza takılan soruları aşağıdan sorabilir, Türkiye’de Nüfus Dağılışı ve Nüfus Dağılımını Etkileyen Faktörler için bilgi alabilirsiniz..

Türkiye’de Nüfus Dağılışı ve Nüfus Dağılımını Etkileyen Faktörler hakkında Yorum Yap!


"Türkiye’de Nüfus Dağılışı ve Nüfus Dağılımını Etkileyen Faktörler" bilgisi faydalı oldu mu?