Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları

1

Mondros Ateşkes Antlaşmasının İmzalanması
Filistin’de İngiliz hücumu karşısında hezimete uğraması ve 1 Ekim’de Şam’ın düşmesi üzerine, Talat Paşa hükümeti 5 Ekim’de İngiltere ile ateşkes sağlanması için ABD’nin arabuluculuğuna başvurdu. Bu arada 29 Eylül’de Bulgaristan ateşkes imzalamış, bu ülkeye giren Fransız ve müttefik ordularının İstanbul’a yönelmesi olasılığı doğmuştu.

1913’ten beri başta olan Talat Paşa Kabinesi 8 Ekim’de istifa etti. Eski genelkurmay başkanlarından Ahmet İzzet Paşa’nın 14 Ekim’de kurduğu kabinede, İttihatçı olduğu halde hükümetin Alman yanlısı savaş politikasına karşı çıkan ve İngiliz dostu olarak tanınan Rauf Bey (Orbay) Bahriye Nazırı oldu. 18 Ekim’de Osmanlı’da esir bulunan İngiliz generali Townsend, Osmanlı’nın ateşkes şartlarını iletmek üzere bir gemiyle gizlice Midilli’ye gönderildi. 24 Ekim’de İngiliz hükümeti Limni’de bulunan Amiral Amiral Arthur G. Calthorpe’a ateşkes görüşmelerini başlatma yetkisini verdi. Ertesi gün Türk hükümetinin görevlendirdiği Rauf Bey Zafer römorkörüyle Foça’dan Midilli’ye geçti; burada kendisini karşılayan İngiliz kruvazörüyle Limni adasına ulaştı. 27 Ekim’den itibaren dört gün süren çetin müzakereler sonunda 30 Ekim akşamı antlaşma imzalandı. 1 Kasım sabahından geçerli olmak üzere Osmanlı Devleti ile Britanya İmparatorluğu arasında ateşkes ilan edildi. Müzakerelerde Rauf Bey’e Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet Bey eşlik etti. 28 Ekim günü Fransız hükümeti bir notayla antlaşma görüşmelerine katılma isteğini bildirdiyse de bu talep İngiltere tarafından dikkate alınmadı.(Savaşın bu aşamasında Osmanlı sadece İngiltere ile fiili çatışma halindeydi.)

Bu esnada 24 Ekim’de Almanya’da ihtilal başladı. 3 Kasım’da Avusturya-Macaristan Villa-Giusti Antlaşması ile savaştan çekildi. 7 Kasım’da Alman imparatoru II. Wilhelm tahttan feragat etti. 11 Kasım’da Compiègne Ormanında imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti. Aynı gün Avusturya-Macaristan imparatoru I. Karl da tahtını bıraktı.

Mondros Mütarekesi Antlaşma Koşulları

Mondros Ateşkes Antlaşmasının koşulları, aynı günlerde imzalanan Bulgaristan, Avusturya-Macaristan ve Almanya anlaşmalarıyla benzerlik gösterir. Stratejik noktaların işgali, ordunun terhisi ve donanma ile cephanelerin teslimi gibi askeri tedbirler, yenilen tarafın savaşa devam edemez hale getirmeye yöneliktir. Sadece doğu illerinde karışıklık çıkması halinde İtilaf devletlerine buraları işgal etme yetkisini veren 24. madde, Türk ateşkesine özeldir. Bu madde, tehcirden dönecek Ermenilere karşı direniş gösterilmesi olasılığına karşı anlaşmaya konmuş ancak uygulama görmemiştir. Anlaşmada Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarına ve statüsüne tı ve kaptanı Alman kalmıştı. Rauf Bey ile Calthorpe arasında anlaşmaya varıldığı şekliyle mad bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır.” yazıyordu.[4] de, geminin Haliç’te hapsedilerek Almanların eline geçmesini önlemeye yönelikti. 2 Kasım’da yapılan hassas bir operasyonla Liva Amiral (Tuğamiral) Arif Paşa Yavuz zırhlısını Osmanlı zabit ve eratıyla ele geçirdi ve Haliç’e hapsetti.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının Önemi
Bu ateşkes antlaşmasının hükümleri gereğince Osmanlı Devleti fiilen tarihe karışıyordu. Çünkü, bu bir ateşkes değil kayıtsız koşulsuz bir teslim belgesi idi. Yaklaşık sekiz yıl savaştan sonra, bir zamanların muhteşem Osmanlı Devleti perişan bir şekilde yenilmiş, orduları dağılmış, morali çökmüş, savaşlarda büyük insan kayıplarına uğramış, kaynakları tükenmiş, galiplerin kendisi hakkında vereceği karara razı ve kadere boyun eğmiş bir görünümdeydi. Ordu dağılıyor, silah, cephane ve ulaşım yolları ile tüm haberleşme araçları ve liman, tersaneler İtilaf Devletleri’nin denetimine bırakılıyordu. İtilaf Devletleri’ne, 7. maddeye dayanarak, ülkenin herhangi bir yerini işgal hakkı tanınıyor, Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulması için olanak hazırlanıyor ve İtilaf Devletleri’ne işgallerine yardımcı olunacağı belirtiliyordu.

İtilaf Devletleri, özellikle İngiltere, savaştan yenik çıkmış olan Almanya, Avusturya ve Bulgaristan’a Osmanlı Devleti’ne uyguladıkları paylaşma politikasını izlemiyorlardı. Almanya, Avusturya ve Bulgaristan’ın topraklarına ateşkes imzaladıkları tarihte İtilaf devletleri askerlerince girilmişti. Oysa Osmanlı Devleti ateşkes imzaladığı tarihte ülkesine düşman askeri girmemişti. İngiltere, Mondros’un imzalanmasından sonra Türk Ulusuna doğu ulusu gözüyle bakıyor, Türk Ulusunu padişahın buyruğu altında bir sürü olarak görüyor ve padişah elde edilince tüm ulusun da avuç içinde olacağını düşünüyordu. Lloyd George’nin planı, Yunanistan’ı yeter derecede güçlendirmek ve Güney Kafkasya’da Rusya ile Osmanlı Devleti arasında kalmış olan hükümetlere yardım edip, Osmanlı Devleti’ni doğudan ve batıdan istila ve baskı altına almaktı.

Avrupanın hasta adamı ölmüş ve mirasını paylaşmak birinci derecede İngiltere’nin sonra Fransa ve diğerlerinin eline kalmıştı. Rusya savaştan çekilmiş olduğu için Doğu Sorunu nu İngiltere ve Fransa’nın diledikleri gibi çözebileceklerdi. Avrupa’yı pasta dilimleri gibi, ulusal sınırlara bakmaksızın bölen, II. Dünya Savaşı’nın tohumlarını daha o zaman eken İtilaf Devletleri tüm Orta Doğu’yu, yani Osmanlı Devleti’nin topraklarını yağma edebilecek şekilde ele geçirmişlerdi. 1878’den beri Osmanlı Devleti ile ilgili politikasını değiştirmiş bulunan İngiltere, Osmanlı Devleti’nin artık yaşayamayacağına karar vermişti.

Yüzyıllardır güneye inmek isteyen Rusya’nın Balkanlar üzerinden Boğazlara ve Kafkasya üzerinden ise İskenderun ve Basra Körfezlerine ilerleyişinin ve buraları ele geçirmesinin Osmanlı Devleti tarafından durdurulamacağını gören İngiltere, 1. Dünya Savaşı sonunda, kendi politikasını uygulama olanağı bulduğundan Kafkasya’daki Rus ilerleyişini durdurmak için Ermenistan ve Balkanlar’da ilerleyen Rus tehlikesine karşı da Ege Denizi’ne egemen, Batı Anadolu’yu hatta Kıbrıs’ı da içine alan güçlü bir Yunanistan yaratmak ve İngiltere’nin desteğinde bu devletleri Rusya’ya karşı tampon olarak kullanmak, bu sayede İngiltere’nin sömürge yollarının güvenliğini sağlamak istiyordu. İşte Mondros Ateşkes Antlaşması İngiltere’nin bu politikasının ürünü olarak İngiltere temsilcisi Amiral Calthrope’nun dikte ettirdiği şekilde kabul edilmişti.

Mondros ateşkes Antlaşmasının Maddeleri

  1.  Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz’e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır.
  2.  Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.
  3.  Karadeniz’deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.
  4.  İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul’da teslim olunacaktır.
  5.  Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.
  6.  Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.
  7.  İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.
  8.  Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır.
  9.  İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade sağlayacaktır.
  10.  Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.
  11.  İran içlerinde ve Kafkasya’da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerden geri çekilecekler.
  12.  Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.
  13.  Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir.
  14.  İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye’den temin edeceklerdir.(Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır.)
  15.  Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri’nin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır.
  16.  Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak’taki kuvvetler en yakın İtilaf Devletleri’nin kumandanlarına teslim olunacaktır.
  17.  Trablus ve Bingazi’deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.
  18.  Trablus ve Bingazi’de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır.
  19.  Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir.
  20.  Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletleri’ne teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.
  21.  İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir.
  22.  Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri’nin nezdinde kalacaktır.
  23.  Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.
  24.  Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.
  25.  Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31 günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir.

Yavuz zırhlısı tuzağı
Ateşkesin ilginç ayrıntılarından biri, 6 madde aracılığıyla Yavuz zırhlısının Osmanlı’da kalmasının sağlanması idi, Alman donanmasının en güçlü gemilerinden biri olan Goeben zırhlısı savaşın ilk günlerinde Osmanlı’ya gelmiş, Osmanlı donanmasına katılıp adı “Yavuz” olarak değiştirildiği halde, mürettebaatoru II. Wilhelm tahttan feragat etti. 11 Kasım’da Compiègne Ormanı’nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti. Aynı gün Avusturya-Macaristan imparatoru I. Karl da tahtını bıraktı.


Arkadaşlarınla Paylaşır mısın?

Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları hakkındaki aklınıza takılan soruları aşağıdan sorabilir, Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları için bilgi alabilirsiniz..

"Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları" bilgisi faydalı oldu mu?


Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları hakkında 1 Yorum:

  1. Mondros Mütarekesi:
    Mondros Ateşkes Antlaşması Türk tarihinin kara bir lekesi olarak 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanmıştır. Ordunun savaş gücünü kaybettiğine inanan Osmanlı yönetimi, bu ateşkes antlaşmanın bir an önce imzalanması gerektiğini düşünmüştür. Limni Adası’nın Mondros limanında Agememnon Zırhlısında, Bahariye Nazırı (Deniz Kuvvetleri Bakanı) Rauf Orbay Bey ve İngiliz Amirali Caltrophe (Kaltrop) başkanlığında imzalanan, 25 maddelik bu antlaşma ile Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan çekilmiştir. Padişah V. Mehmet Reşat ölmüş ve Vahdettin iktidara gelmişti. İttihat ve Terakki Partisi dağılmış, sadrazam Talat Paşa İntifa etmişti. Cemiyetin ileri gelenleri Enver, Talat Paşa ve Cemal paşalar ülkeyi gizlice terk etmişlerdi. İktidara Ahmet İzzet Paşa Hükümeti gelerek, İtilâf Devletleri’yle Mondros Ateşkes Antlaşması’nı İmzaladı.

Mondros Ateşkes Antlaşması nedenleri ve sonuçları hakkında Yorum Yap!

PAYLAŞ!